Es gehts ne demek ?

Deniz Siyahi

Global Mod
Global Mod
Burada dikkatli olmak gerekiyor. “Erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” şeklindeki kesin yargılar hem bilimsel açıdan sorunlu hem de bireysel çeşitliliği görmezden gelir.

Bununla birlikte iletişim araştırmalarında insanların sosyal konuşma biçimleri üzerinde kültürel beklentilerin etkili olabildiği uzun zamandır tartışılıyor.

Bazı erkekler “Wie geht’s?” sorusunu daha çok hızlı bir sosyal kontrol veya pratik selamlaşma olarak algılayabilir. Özellikle arkadaş gruplarında:

“Wie geht’s?”

“Gut, und dir?”

“Auch gut.”

şeklindeki kısa alışveriş yeterli olabilir.

Bazı kadınlar ise aynı soruyu daha ilişki odaklı bir konuşmanın başlangıcı olarak değerlendirebilir ve “Mir geht’s gerade nicht so gut” gibi daha ayrıntılı bir cevap verebilir.

Fakat bunun tersini yaşayan milyonlarca insan da vardır.

Dolayısıyla burada cinsiyetten ziyade kişilik, kültür, yaş, sosyal çevre ve ilişkinin yakınlığı çok daha açıklayıcı değişkenler olabilir.

Bence forum tartışması açısından asıl ilginç soru şu: Birinin “Nasılsın?” demesiyle gerçekten cevap vermeye hazır olması arasında ne kadar fark var?

İlk kez Almanca öğrenenler neden bu ifadeyi karıştırıyor?

Çünkü Almancada kelime kelime çeviri yapmak çoğu zaman işe yaramıyor.

Örneğin:

geht = gidiyor

diye öğrenen biri:

Wie geht’s?

ifadesini “Nasıl gidiyor?” şeklinde çözebilir ve bu doğrudur. Ancak Türkçede doğal karşılığın “Nasılsın?” olması, öğrencinin iki anlam arasında bağlantı kurmasını gerektirir.

Aynı problem:

Es geht mir gut.

ifadesinde de görülür.

Kelime kelime:

“Bana iyi gidiyor.”

gibi garip bir sonuç çıkar.

Oysa gerçek anlam:

“İyiyim.”

Burada gehen fiili kişinin fiziksel olarak gitmesini değil, durumunun nasıl olduğunu ifade eder.

Bu nedenle Almanca öğrenirken kelimelerden çok kalıpları ve kullanım bağlamını öğrenmek oldukça verimlidir.

Ekonomi, iş hayatı ve “Wie geht’s?”

Bu küçük ifade iş hayatında bile ilginç sonuçlar doğurabiliyor.

Almanya, Avusturya ve İsviçre gibi Almancanın önemli ölçüde kullanıldığı bölgelerde iş iletişiminin resmiyet düzeyi bağlama göre ciddi biçimde değişebilir.

Bir iş toplantısında:

Wie geht es Ihnen?

daha resmi ve mesafeli olabilirken, uzun süredir birlikte çalışan iki kişinin:

Wie geht’s?

demesi ilişkinin daha rahat olduğunu gösterebilir.

Bu yüzden dil yalnızca bilgi aktarmaz; aynı zamanda sosyal mesafeyi de düzenler.

Bir çalışanın yöneticisine “Wie geht’s?” demesi bazı ortamlarda gayet normal olabilirken, çok geleneksel veya resmî bir iş kültüründe daha farklı bir hitap tercih edilebilir.

Burada ekonomi ile dil arasında doğrudan bir bağ ortaya çıkıyor: Küreselleşen iş dünyasında insanlar farklı iletişim kültürlerini aynı ortamda buluşturuyor. Bir ifadenin sözlük anlamını bilmek yetmiyor; onun sosyal değerini de anlamak gerekiyor.

Bilim açısından küçük bir ifade bize ne öğretiyor?

Dilbilim açısından “geht’s” gibi kısaltmalar oldukça değerlidir çünkü konuşma dilinin nasıl çalıştığını gösterir.

Konuşurken insanlar zaman kazanmak ister. Beyin de sık kullanılan kalıpları daha kolay işleyebilir. Bu nedenle sık kullanılan ifadelerde ses düşmeleri, kısaltmalar ve birleşmeler birçok dilde görülür.

İngilizcedeki:

going to → gonna

gibi örneklerle Almancadaki:

geht es → geht’s

arasında birebir dilbilgisel eşitlik olmasa da ortak bir prensip görülebilir: yüksek frekanslı ifadelerin konuşma dilinde ekonomikleşmesi.

Bu durum bana dilin “yanlış kullanılmaya başladığı” fikrinden ziyade, dilin sürekli hareket halinde olduğunu düşündürüyor.

Yazı dili daha muhafazakâr kalabilir. Konuşma dili ise çok daha hızlı değişir.

Gelecekte “geht’s” kullanımı değişir mi?

Muhtemelen kullanım biçimi değişebilir ama ifadenin yakın zamanda ortadan kalkmasını beklemek için bir neden yok.

Çünkü Wie geht’s? çok kısa, işlevsel ve doğal bir ifade. Sosyal iletişimde böylesine yerleşmiş kalıpların bir anda kaybolması oldukça zor.

Buna karşılık dijital iletişim yeni kısaltmalar yaratabilir. Mesajlaşma uygulamaları, sosyal medya ve gençlerin internet dili Almancadaki gündelik ifadeleri etkiliyor.

Örneğin insanlar yazılı iletişimde daha konuşma diline yakın bir Almanca kullanabiliyor. Emojiler, kısa cevaplar ve bağlamdan anlam çıkarma alışkanlığı da dilin yapısını etkiliyor.

Belki gelecekte genç kuşakların kullandığı Almanca, bugün öğrenilen standart ders kitabı Almancasından daha farklı olacak. Fakat bu, standart Almancanın tamamen yok olacağı anlamına gelmez. Büyük ihtimalle iki katman birlikte yaşamaya devam edecek: resmî dil ve gündelik/dijital dil.

Sonuç: “Es geht’s” demeden önce bağlama bakmak gerekiyor

Sonuç olarak “Es geht’s” tek başına doğru ve tamamlanmış bir Almanca ifade olarak değerlendirilmemeli. Büyük olasılıkla kastedilen ifade “Wie geht’s?” ise anlamı “Nasılsın?”, “Nasıl gidiyor?” veya bağlama göre “N’aber?” şeklindedir.

Eğer ifade “Worum geht’s?” şeklindeyse anlamı “Konu ne?”, “Mesele ne?” veya “Ne hakkında?” olur.

“Es geht um …” ise “… hakkında”, “… söz konusu” veya “mesele …” anlamında kullanılır.

Bence bu örneğin Almanca öğrenenler için asıl dersi şu: Bir dili öğrenmek sadece kelimelerin Türkçe karşılığını ezberlemek değildir. Kelimelerin hangi kalıpta, hangi sosyal ortamda ve hangi tonla kullanıldığını anlamak gerekir.

Üstelik bu durum sadece Almancaya özgü değil. Türkçede “Nasılsın?”, İngilizcede “How are you?”, Almancada “Wie geht’s?” gibi ifadeler aynı zamanda sosyal davranış biçimleridir.

Buradan forum için güzel bir tartışma da çıkıyor:

Sizce “Wie geht’s?” gerçekten bir “nasılsın?” sorusu mu, yoksa çoğu durumda sadece “selam” anlamına gelen bir sosyal ritüel mi?

Bir de Almanca öğrenen arkadaşlara sorulabilecek daha ilginç bir soru var: Sizi en çok şaşırtan Almanca kalıp hangisiydi ve kelime kelime çevirdiğinizde tamamen farklı bir anlam ortaya çıkmış mıydı?
 
Üst