En önemli meddah kimdir ?

Deniz

New member
En Önemli Meddah Kimdir? Sürûrî’den Erol Günaydın’a Uzanan Bir Geleneğin Geleceği

Meddahlık deyince benim aklıma önce kalabalık bir kahvehane, ortada tek bir sandalye, elde bir değnek ve mendil, etrafında ise anlatıcının her cümlesine kulak kesilmiş insanlar geliyor. Aslında bu sahne yalnızca geçmişten kalmış nostaljik bir görüntü değil. Meddah, yaşadığı toplumun gündelik hayatını, mizahını, tartışmalarını ve insan ilişkilerini hikâyeye dönüştüren çok özel bir anlatıcıydı. Bugün sosyal medyada milyonlarca kişinin birkaç dakikalık hikâyeler için ekran başına geçtiğini düşününce, “Meddahlık gerçekten bitti mi?” sorusu bana hiç de anlamsız gelmiyor.

“En önemli meddah kimdir?” sorusunun ise tek bir cevabı yok. Ancak tarihî kaynaklara bakıldığında XX. yüzyılın en büyük Türk meddahı olarak Sürûrî özellikle öne çıkıyor. TDV İslâm Ansiklopedisi, “Ayı Kemal” olarak da tanınan Sürûrî’yi XX. yüzyılın en büyük Türk meddahı olarak nitelendiriyor. 1900 Ramazanında İstanbul’da halk karşısına çıkan Sürûrî, yaklaşık 34 yıl meddahlık yapmıştı.

TDV İslâm Ansiklopedisi

+1

Fakat mesele yalnızca “en büyük kimdi?” sorusunda bitmiyor. Bence asıl ilginç konu, Sürûrî’nin temsil ettiği anlatıcılık biçiminin gelecekte nasıl değişeceği.

Neden Sürûrî En Önemli Meddahlardan Biri Sayılıyor?

Sürûrî’nin önemini yalnızca uzun süre sahnede kalmış olmasıyla açıklamak eksik olur. Meddahlığın temel gücü, tek kişinin çok sayıda karakteri ses, mimik, taklit ve anlatım yoluyla canlandırabilmesiydi. Sürûrî de bu geleneğin güçlü temsilcilerinden biriydi.

İstanbul Ansiklopedisi'ndeki kayıtlara göre Sürûrî, 1900-1901 yıllarında Şehzadebaşı kıraathanelerinde meddahlığa başladı ve kısa sürede dönemin tanınmış isimlerinden biri oldu. 1933'teki ölümüne kadar İstanbul'un yanı sıra Türkiye'nin farklı yerlerinde dinlendi. Kayıtlarda onun çeşitli hikâyelerinin plaklara kaydedildiği de belirtiliyor.

İstanbul Ansiklopedisi

Bu ayrıntı özellikle önemli. Çünkü sözlü kültürün en büyük problemi, anlatıcının ölümüyle anlatının da değişmesi veya kaybolmasıdır. Sürûrî’nin ses kayıtlarının bulunması, onu yalnızca döneminin değil, kayıt teknolojisinin geleneksel anlatıyla kesiştiği bir dönemin de önemli figürlerinden biri hâline getiriyor.

Öte yandan Sürûrî’den önce de çok güçlü meddahlar vardı. Kız Ahmed, Piç Emin, Şükrü Efendi, Aşkî ve İsmet Efendi gibi isimler farklı dönemlerde büyük ün kazanmıştı. TDV İslâm Ansiklopedisi özellikle XIX. yüzyılın sonunda Aşkî’yi en meşhur meddahlardan biri olarak gösterirken, XX. yüzyıl için Sürûrî’yi öne çıkarıyor.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Dolayısıyla “en önemli meddah” ifadesini mutlak bir sıralama olarak değil, dönemlere göre değerlendirmek daha doğru.

Meddah Sadece Eğlendiren Bir Sanatçı Değildi

Meddahlığın bugünkü stand-up gösterileriyle benzerliği sık sık dile getiriliyor fakat aradaki tarihsel işlev çok daha genişti.

UNESCO'ya göre meddahlar geçmişte eğlendirme, eğitme ve toplumu aydınlatma görevlerini birlikte üstleniyordu. Kahvehanelerden çarşılara, kervansaraylardan farklı toplumsal mekânlara kadar geniş bir çevrede hikâyeler anlatıyor, sosyal ve siyasi eleştiriler yapıyorlardı. Anlatının içeriğini dinleyicinin bulunduğu ortama göre değiştirebilmeleri de geleneğin en önemli özelliklerinden biriydi.

UNESCO

+1

Burada bana göre çok modern bir özellik var: dinleyiciyi tanımak.

Bugün içerik üreticileri izlenme oranlarına, yorumlara, beğenilere ve izleyici davranışlarına bakarak içeriklerini değiştiriyor. Meddah ise bunu dijital veri olmadan yapıyordu. Dinleyicinin gülüp gülmediğini, dikkatinin dağılıp dağılmadığını, hangi karaktere daha çok tepki verdiğini doğrudan gözlemliyordu.

Bir anlamda meddah, döneminin canlı “kullanıcı geri bildirimi” sistemiyle çalışan hikâye anlatıcısıydı.

Meddahlığın Geleceği Neden Sandığımızdan Daha İlginç Olabilir?

UNESCO, meddahlığın 2008 yılında İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi'ne alındığını belirtiyor. Daha önemlisi, UNESCO'nun Türkiye'ye ilişkin raporlarında bu tescilin meddahlığın görünürlüğünü artırdığı, yerel ve ulusal düzeyde farkındalık oluşturduğu ve izleyici kitlesini genişlettiği ifade ediliyor.

UNESCO İKÇT

+1

Bu durum geleceğe yönelik tahmin yapmak için önemli bir veri sağlıyor.

Benim çıkarımım şu: Meddahlığın geleceği, geçmişteki biçimini aynen korumaktan çok yeni iletişim araçlarına uyum sağlamasına bağlı olacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Kültür Portalı da meddahlığın günümüzde Ramazan ve dinî bayramlarda, televizyon programlarında ve çeşitli sahnelerde yaşatıldığını; üniversiteler, konservatuvarlar, belediyeler ve sivil toplum kuruluşlarının eğitim faaliyetleri düzenlediğini aktarıyor. Ayrıca modern meddahlığın güncel kurgu ve bağlamlarla ortaya çıktığı belirtiliyor.

Kültür Portali

Buradan hareketle önümüzdeki 10-15 yılda meddah anlatısının podcast, kısa video, canlı yayın ve dijital tiyatro formatlarında yeniden yorumlanması bana oldukça olası görünüyor.

Ancak burada kritik nokta şu: Meddahı sadece kostüm giyip eski hikâyeleri anlatan bir gösteriye dönüştürürsek geleneksel sanatın ruhunu kaybedebiliriz. Çünkü meddahlığın özü yalnızca hikâyede değil, anlatıcı ile dinleyici arasındaki canlı ilişkide yatıyor.

Erkeklerin Stratejik, Kadınların İnsan Odaklı Bakışları Nasıl Dengelenebilir?

Gelecek tahminlerinde erkekleri “stratejik”, kadınları ise “insan odaklı” kabul etmek kolay ama yanıltıcı bir genelleme olur. Gerçek hayatta anlatıcının yaklaşımını cinsiyetten çok eğitim, deneyim, kültürel çevre, meslek ve kişisel karakter belirliyor.

Yine de forum tartışması açısından farklı bakışların nasıl dengelenebileceği üzerine konuşabiliriz.

Örneğin stratejik yaklaşım benimseyen bir erkek meddah; dijital platformların nasıl kullanılacağını, hangi hikâyelerin farklı ülkelerde karşılık bulabileceğini, arşivlerin nasıl dijitalleştirileceğini veya geleneksel anlatının yeni gelir modelleriyle nasıl sürdürülebileceğini sorgulayabilir.

Buna karşılık insan ilişkilerine daha fazla odaklanan bir kadın meddah; hikâyelerde kadınların, çocukların, yaşlıların, göçmenlerin veya farklı toplumsal grupların nasıl temsil edildiğini gündeme getirebilir. Bu yaklaşım, anlatının yalnızca “başarılı olması” değil, insanlarda nasıl bir etki bıraktığı sorusunu öne çıkarabilir.

Ama aynı stratejik düşünceyi kadın bir meddah da geliştirebilir; aynı şekilde erkek bir meddah toplumsal etkileri ve insan psikolojisini merkeze alabilir.

Bence geleceğin meddahlığında ihtiyaç duyulan şey tam olarak bu kesişim: strateji ile empatiyi birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısı olarak görmek.

Yapay Zekâ Meddahın Yerini Alabilir mi?

Bana göre bu, önümüzdeki yılların en ilginç tartışmalarından biri olacak.

Yapay zekâ artık metin yazabiliyor, ses üretebiliyor, farklı karakterleri taklit edebiliyor ve kişiselleştirilmiş hikâyeler oluşturabiliyor. İlk bakışta bu özellikler meddahlığın temel unsurlarına oldukça yakın görünüyor.

Fakat burada önemli bir fark var.

Meddah yalnızca hikâye üretmez. Dinleyicinin karşısında bulunur. Ortamı hisseder. Anlatımını değiştirir. Bir şakayı uzatabilir veya tamamen çıkarabilir. Bir kişinin yüzündeki tepkiyi görerek anlatının ritmini değiştirebilir.

UNESCO da meddah performansının başarısında anlatıcı ile izleyici arasındaki atmosferin ve doğaçlamanın önemli olduğunu özellikle vurguluyor.

UNESCO İKÇT

Bu nedenle benim öngörüm, yapay zekânın meddahı tamamen ortadan kaldırmasından çok, yeni nesil meddahların yardımcı aracına dönüşmesi yönünde.

Örneğin bir meddah yüzlerce eski hikâyeyi dijital arşivden araştırabilir, farklı yörelerin anlatılarını karşılaştırabilir, karakterlerin tarihsel bağlamını öğrenebilir ve aynı hikâyenin farklı versiyonlarını hazırlayabilir.
 
Üst