Devrimci milliyetçilik nedir ?

Can

New member
Devrimci Milliyetçilik Nedir? Kavramın Anlamı ve Sınırları

Bu kavramla ilk karşılaştığımda bende uyandırdığı duygu biraz çelişkiliydi. “Devrimci” kelimesi değişimi, mevcut düzeni sorgulamayı ve hatta köklü dönüşümü çağrıştırırken “milliyetçilik” daha çok gelenek, aidiyet ve ulusal kimlik üzerinden okunuyor. İkisini yan yana koyunca insan ister istemez şu soruyu soruyor: Bir düşünce aynı anda hem köklü bir değişimi savunup hem de ulusal kimliği merkeze alabilir mi?

Bence cevap evet, ancak bunun hangi milliyetçilikten ve hangi devrim anlayışından söz ettiğimize bağlı olduğunu baştan kabul etmek gerekiyor. “Devrimci milliyetçilik” tek ve herkes tarafından kabul edilmiş, sınırları kesin bir ideoloji değil. Farklı dönemlerde ve ülkelerde bağımsızlık, modernleşme, toplumsal dönüşüm, ekonomik kalkınma ve siyasal egemenlik gibi hedeflerle ilişkilendirilmiş bir düşünce çizgisi olarak karşımıza çıkıyor.

Bu nedenle kavramı sadece “vatanseverliğin daha sert biçimi” olarak tanımlamak bana oldukça yetersiz geliyor.

Milliyetçilik Önce Ne Anlama Geliyor?

Öncelikle milliyetçiliği tek bir kalıba sokmamak gerekiyor. Siyaset bilimi ve sosyal bilimlerde milliyetçiliğin kökeni, niteliği ve işlevi konusunda ciddi görüş ayrılıkları bulunuyor.

Ernest Gellner'in modernist yaklaşımı, milliyetçiliği özellikle modernleşme, sanayileşme, eğitim, kentleşme ve ulus-devletin ortaya çıkışıyla bağlantılı değerlendirir. Benedict Anderson ise milleti, birbirini şahsen tanımayan insanların ortak bir aidiyet duygusu etrafında kendilerini aynı topluluğun parçası olarak görmeleri üzerinden açıklar. TÜBİTAK'ın milliyetçilik maddesi de Gellner ve Anderson'un yaklaşımlarını bu modernist çerçeve içerisinde ele almaktadır. Tübitak Ansiklopedi

Bu önemli çünkü milliyetçiliğin yalnızca “geçmişe bağlılık” olmadığını gösteriyor. Milliyetçilik aynı zamanda modern bir siyasal örgütlenme biçimi ve toplum tasavvuru olabilir.

Dolayısıyla devrimci milliyetçilik açısından temel soru şudur: Ulusal aidiyet, toplumu geçmişe bağlayan bir araç mı olacak, yoksa toplumu dönüştürmek için kullanılan ortak bir siyasal motivasyona mı dönüşecek?

“Devrimci” Nitelemesi Nereden Geliyor?

Devrimci milliyetçilik denildiğinde asıl belirleyici unsur “devrim” kavramıdır. Buradaki devrim yalnızca iktidarın el değiştirmesi anlamına gelmez. Siyasal kurumların, ekonomik ilişkilerin, eğitim sisteminin, hukuk düzeninin ve toplumun kendisini algılama biçiminin yeniden yapılandırılması anlamına da gelebilir.

Türkiye açısından bakıldığında Cumhuriyet'in kuruluş süreci bu tartışma için önemli bir örnektir. Atatürk Araştırma Merkezi, Atatürk milliyetçiliğinin Millî Mücadele döneminde bağımsızlık ve ulusal egemenlik fikriyle yakından bağlantılı olduğunu; Cumhuriyet'in kuruluşundan sonraki dönemde ise millî eğitim, hukuk, idare ve iktisat alanlarındaki dönüşümlerle birlikte düşünüldüğünü belirtmektedir. Atatürk Ansiklopedisi+1

Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu: Cumhuriyet'in modernleşme hamlelerinin tamamını otomatik olarak “devrimci milliyetçilik” etiketiyle açıklamak tarihsel açıdan fazla basitleştirici olabilir. Fakat ulusal bağımsızlık ile toplumsal dönüşümün aynı siyasal proje içerisinde birleştiği açık bir örnek olduğu da söylenebilir.

Bu nedenle kavramı Türkiye bağlamında tartışırken Millî Mücadele, egemenlik, yurttaşlık, laiklik, eğitim, hukuk ve ekonomik bağımsızlık gibi başlıkların birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Güçlü Tarafı: Bağımsızlık ve Ortak Hedef Üretebilmesi

Devrimci milliyetçiliğin güçlü taraflarından biri, toplumun farklı kesimlerini ortak bir hedef çevresinde bir araya getirme potansiyelidir.

Özellikle dış müdahale, sömürgecilik veya bağımsızlık mücadelesi gibi koşullarda ulusal kimlik, bireylerin kendi çıkarlarının ötesinde ortak bir siyasi amaç oluşturmasına yardımcı olabilir. Türkiye'nin Millî Mücadele deneyiminde bağımsızlık ve egemenlik fikrinin toplum mobilizasyonunda önemli bir rol oynadığı tarihsel olarak görülebilir.

Bu anlayışın olumlu tarafı yalnızca “ülkeyi korumak” değildir. Aynı zamanda “ülkeyi nasıl daha bağımsız, daha adil ve daha güçlü hâle getirebiliriz?” sorusunu gündeme getirir.

Atatürk Ansiklopedisi'nde de Atatürk milliyetçiliğinin temel hedeflerinden biri olarak emperyalist devletlere karşı bağımsızlığın ve Türk milletinin siyasal varlığının güvence altına alınması vurgulanmaktadır. Atatürk Ansiklopedisi

Fakat burada önemli bir ayrım yapmalıyız: Bağımsızlık düşüncesi ile başka toplumları küçümsemek aynı şey değildir.

Milliyetçilik kendi toplumunun özgürlüğünü savunurken başkasının özgürlüğünü inkâr etmeye başladığında, savunduğu ilkenin evrensel tarafıyla çelişmeye başlayabilir.

En Büyük Risk: “Millet” Adına Konuşma Yetkisi

Bence devrimci milliyetçiliğin en tartışmalı tarafı burada ortaya çıkıyor.

“Milletin çıkarları” ifadesi kulağa son derece güçlü geliyor. Fakat hemen arkasından şu soruyu sormamız gerekiyor: Milletin çıkarlarını kim belirliyor?

Bir siyasi hareket kendisini milletin gerçek temsilcisi olarak görmeye başladığında muhalifleri kolayca “millet düşmanı”, farklı düşünenleri “hain” veya eleştirenleri “ulusal çıkarlara karşı” olarak sınıflandırabilir. Bu durum milliyetçiliğin demokratik niteliğini zayıflatabilir.

Üstelik millet hiçbir zaman tamamen homojen bir topluluk değildir. Aynı ülkenin içinde farklı sınıflar, bölgeler, kültürel kimlikler, siyasi görüşler ve yaşam biçimleri bulunur.

Benedict Anderson'un yaklaşımının düşündürücü tarafı da burada ortaya çıkar: Millet, üyelerinin tamamının birbirini tanıdığı somut bir topluluk değildir; ortak semboller, anlatılar ve iletişim araçları üzerinden kurulan bir aidiyet biçimidir. Tübitak Ansiklopedi

Öyleyse şu soruyu sormak gerekiyor:

Millet adına konuştuğunu söyleyen bir siyasi hareket, kendi milletinin içindeki farklılıkları ne kadar tolere edebilir?

Bu soruya verilecek cevap, devrimci milliyetçiliğin demokratik mi yoksa otoriter mi bir çizgiye dönüşeceğini belirleyen önemli ölçütlerden biridir.

Milliyetçilik ile Irkçılığı Birbirinden Ayırmak

Bir başka önemli mesele de milliyetçilik ile etnik üstünlük düşüncesinin birbirine karıştırılmasıdır.

Ulusal kimlik, vatandaşlık ve ortak siyasal aidiyet üzerine kurulabilir. Ancak milliyetçilik etnik kökeni insanların değerini belirleyen bir ölçüt hâline getirdiğinde başka bir noktaya geçer.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 66. maddesi vatandaşlık bağını esas alarak “Türkiye Cumhuriyeti Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türktür” yaklaşımını benimser. Anayasa'nın başlangıç kısmı da vatandaşların ortak hak ve sorumluluklarından söz eder. Anayasa Mahkemesi

Bu hukuki yaklaşım, milliyetçilik tartışmasında önemli bir ayrım ortaya koyuyor: Yurttaşlık temelli bir millet anlayışı ile biyolojik veya etnik üstünlük iddiası aynı şey değildir.

Dolayısıyla devrimci milliyetçilik savunulacaksa, “kim daha saf?” sorusundan çok “kim ortak siyasal topluluğun eşit üyesidir?” sorusuna cevap vermesi daha demokratik bir zemin oluşturur.

Kadınlar ve Erkekler Konusunda Dikkat Edilmesi Gereken Nokta

Milliyetçilik tartışmalarında kadın ve erkek rollerine ilişkin kalıplaşmış ifadeler de sıkça karşımıza çıkıyor. Erkeklerin daha stratejik ve çözüm odaklı, kadınların ise daha empatik ve ilişkisel olduğu şeklindeki görüşler bazı insanların deneyimlerini anlatıyor olabilir; ancak bunları biyolojik ve değişmez gerçekler olarak kabul etmek bilimsel açıdan savunulabilir değildir.
 
Üst