Çocuğun Sgk'ya kaydı nasıl yapılır ?

Ela

New member
Çocuğun SGK'ya Kaydı: Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf Perspektifinden Bir İnceleme

Çocuğun SGK kaydının yapılması, aslında sadece bir bürokratik işlem değil; toplumsal yapılar, eşitsizlikler ve normlarla iç içe geçmiş bir süreçtir. Bu yazıda, Türkiye'deki sosyal sigorta sisteminin çocuğun kaydını nasıl etkilediği ve toplumsal cinsiyet, ırk ve sınıf gibi faktörlerin bu süreçte nasıl rol oynadığını inceleyeceğiz. Sadece hukukî ya da teknik bir konu gibi görünen bu mesele, aslında derinlemesine toplumsal yapılarla şekillenen bir durumdur. Çocukların SGK’ya kaydının yapılması, hangi ailelerin bu kaydı sorunsuz bir şekilde yapabileceğini ve hangi ailelerin bu konuda engellerle karşılaşabileceğini gösteren bir ayna görevi görmektedir.

Sosyal Sigorta Sistemi ve Eşitsizlikler

SGK’ya çocuğun kaydını yapmak, aslında devletin sunduğu sosyal güvenlik hizmetlerinden faydalanabilmek için atılacak ilk adımdır. Ancak, bu sürecin gerçekleştirilmesi sadece sistemin işlemesiyle sınırlı kalmaz. Çocuğun sigorta kaydını yaptırmak, aynı zamanda ailenin ekonomik gücü, eğitim düzeyi ve yaşam koşulları gibi faktörlere de bağlıdır. Özellikle alt sınıflardan gelen aileler için, bu kaydın yapılması bazen bir lüks haline gelebilir. SGK kaydı, genellikle güvenceli bir işte çalışan ebeveynlerin kolayca sağladığı bir ayrıcalık olarak öne çıkar.

Daha düşük gelirli aileler, çocuğun sağlık hizmetlerinden yararlanabilmesi için bu tür kayıtlara gereksinim duysa da, ekonomik zorluklar nedeniyle bu kaydı yaptırmada sıkıntılar yaşayabilirler. Üstelik, çocukların sağlık güvencelerinin sağlanması yalnızca çocuğun kaydını yapmakla kalmaz, aynı zamanda ailenin sosyal güvencelerini de içerir. Düşük gelirli ailelerin çoğunlukla sağladığı sağlık güvencesi, çocukları adına kayıtlama yapmalarına engel olabilecek yetersiz sigorta seçeneklerine dayanır. Bu noktada, sosyal yapılar devreye girer ve zengin ile fakir arasındaki sağlık hizmetleri erişimindeki eşitsizlikler derinleşir.

Toplumsal Cinsiyet Perspektifi: Kadınların Rolü ve Zorluklar

Çocuğun SGK kaydının yapılmasında toplumsal cinsiyet de önemli bir rol oynar. Kadınların, özellikle de çalışan annelerin, çocuklarının SGK kaydını yaptırma sorumluluğu üzerinde büyük bir yük vardır. Aile içindeki geleneksel roller, çoğu zaman anneleri çocuklarının sağlık hizmetlerine erişiminden sorumlu kılar. Çalışan annelerin iş güvenceleri, çoğu zaman erkeklere göre daha düşük, geçici ya da esnek çalışma koşullarına dayalıdır. Bu durum, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanma süreçlerini zorlaştırırken, çocuklarının sağlık güvencesi konusunda da ek zorluklar yaratır.

Özellikle kayıt dışı çalışan kadınlar için bu süreç daha karmaşık hale gelir. Çocuklarının SGK kaydını yaptırmak, genellikle bir sigorta sisteminin içine girebilmek anlamına gelir, ancak kadınların kayıt dışı işlerde çalışması, bu sürecin önündeki engelleri artırır. Burada toplumsal normlar ve cinsiyetçi yapılar, kadınların ekonomik bağımsızlıklarını kazanma süreçlerine doğrudan etki eder. Çocukların SGK kaydının yapılması, çoğu zaman kadınların ekonomik güvenliğinden ödün vermeleri anlamına gelir.

Kadınların karşılaştığı bu zorluklar, yalnızca devletin sağladığı sağlık hizmetleriyle sınırlı değildir. Toplumsal cinsiyet normları, annelerin çocuklarına bakım verme yükümlülüğünü pekiştirirken, babaların bu sorumluluğu üstlenme oranı genellikle çok düşüktür. Bu da kadınların sosyal güvenlik sistemine daha fazla dahil olmalarını gerektirirken, erkeklerin bu konuda daha az aktif rol almalarına yol açar.

Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımları: Çocukların Güvencesi ve Aile Sorumluluğu

Erkeklerin, ailedeki sorumluluklarını yerine getirmeleri konusunda toplumsal normlar da etkili bir rol oynar. Ancak, erkeklerin daha çözüm odaklı yaklaşımlar geliştirmeleri beklenebilir. Erkeklerin çocuklarının sağlık güvencelerini sağlamada daha proaktif bir rol üstlenmeleri gerektiği, toplumsal yapılar tarafından pekiştirilen bir normdur. Ancak, yine de erkeklerin bu sorumlulukları alma oranları, sosyal yapılar tarafından büyük ölçüde şekillenir. Çocukların SGK kaydının yapılması, sadece bir aile içi sorumluluk meselesi değil, aynı zamanda bireylerin sosyal yapıları nasıl algıladıklarının bir göstergesidir.

Özellikle erkeklerin ekonomik gücü, çocuğun SGK kaydının yapılmasında belirleyici bir faktördür. Çocukların sağlık hizmetlerine erişimi, çoğu zaman aile gelirine ve babanın iş güvencesine dayanır. Erkeklerin çalışma koşullarındaki iyileşmeler, çocukların güvence altına alınması açısından önemli bir faktördür. Ancak, erkeklerin de toplumsal yapılar nedeniyle bu sorumluluğu alma oranları genellikle düşük kalır.

Toplumsal Cinsiyet, Irk ve Sınıf Eşitsizlikleri ve Çocukların Sağlık Güvencesi

Son olarak, toplumsal cinsiyetin yanı sıra ırk ve sınıf faktörlerinin de çocukların SGK kaydını nasıl etkilediğini gözden geçirmek gerekir. Özellikle ırksal ve etnik ayrımcılığa uğrayan aileler, sistemde daha fazla engelle karşılaşabilirler. Türk toplumunda, Kürt kökenli aileler veya mülteci aileler, sosyal güvencelere erişim konusunda daha büyük zorluklarla karşılaşabilirler. Bu durumda, sadece ekonomik sınıf değil, aynı zamanda etnik kimlik de kaydın yapılabilmesi üzerinde etkilidir. Ayrıca, kırsal bölgelerde yaşayan aileler için de sistemin erişilebilirliği çok daha düşük olabilir.

Sonuç ve Düşündürücü Sorular

Çocuğun SGK kaydının yapılması, sadece bir sigorta işlemi değil; aynı zamanda toplumsal yapıları, normları ve eşitsizlikleri gözler önüne seren bir süreçtir. Kadınlar ve erkekler, farklı toplumsal cinsiyet rollerinden etkilenerek bu kaydı yapma sorumluluğunu taşırlar. Aynı zamanda, ırk ve sınıf faktörleri de bu sürecin seyrini etkileyen önemli faktörlerdir. Toplumun her kesimi için farklı deneyimlerin ortaya çıkması kaçınılmazdır.

- Çocukların sağlık güvencesine erişim, ekonomik sınıf, cinsiyet ve ırk gibi faktörlerle nasıl şekilleniyor?

- Kadınların ve erkeklerin sosyal güvenlik sistemine erişimdeki rolleri ve toplumsal baskılar nasıl birbirinden farklılaşıyor?

- Toplumda daha eşit bir sağlık güvencesi için neler yapılabilir?
 
Üst